• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Kur'an İncelemeleri

 
Site Menüsü

Davud Peygamber ve Davud’un Mihrabı / Özel Evi




Davud'un Mihrabı / Özel Evi

21Ve sana şu davacıların haberi geldi mi? Hani onlar mihraba/Dâvûd’un özel evine çıkıp varmışlardı.
22,23Dâvûd’un yanına girdiklerinde o, onlardan korkuvermişti. Ona, “Korkma! Biz, iki davacıyız. Kimimiz, kimimize haksızlık etti. Şimdi sen aramızda hak ile hüküm ver, haksızlık etme ve bizi doğru yolun ortasına yönelt” dediler. Birisi de dedi ki: “İşte bu benim kardeşim. Onun doksan dokuz bembeyaz koyunu var, benim ise bir tek bembeyaz koyunum var. Böyle iken, ‘Onu da bana ver’ dedi ve konuşmada bana üstün geldi/tartışmada beni yendi.”
24Dâvûd dedi ki: “Doğrusu senin bir koyununu kendi koyunlarına katmak istemesiyle o sana haksızlık etmiştir. Gerçekten de ortakların, bir toplulukta yaşayanların çoğu kesinlikle birbirlerine haksızlık ediyorlar. Ancak iman edenler ve düzeltmeye yönelik işler yapan kimseler haksızlık etmezler. Ama onlar da ne kadar azdır!” Ve Dâvûd, Bizim kendisini birtakım sıkıntılarla imtihan ederek arı-duru hâle getirdiğimize/olgunlaştırdığımıza kesin kanaat getirdi ve anladı. Hemen Rabbinden bağışlanma diledi, ortak koşmaktan uzak olarak yere kapandı ve döndü.
25Biz de o’nun için bunu bağışladık/Biz de o’nu bağışladık. İşte böyle! Şüphesiz yanımızda o’nun için bir yakınlık ve güzel bir dönüş yeri vardır.
26Ey Dâvûd! Gerçekten Biz/biz seni bu yerde eski yöneticinin yerine yönetici yaptık. O hâlde insanlar arasında hak aracılığıyla, haksızlık ve kargaşayı engelleyip adaleti sağla. Keyfe, arzuya uyma. O takdirde seni Allah’ın yolundan saptırır. Kesinlikle Allah yolundan sapanlar; hesap gününü umursamadıklarından kendileri için çok şiddetli bir azap vardır. (Sad Suresi 21-26, İşte Kur'an)



Ayetlerde, Davud peygamberin yanına gelen kalabalık bir gruptan bahsediyor. Bu insanların içinden birisi davasını görmesi için Davud peygambere başvuruyor. Hak ile hüküm vermesini, hâkimlik yapmasını istiyor. Pasajdan anlaşılan, Davud peygamber hak ile hükmünü veriyor.



Bu noktada Kuran mesajı ile örtüşen iki önemli arkeolojik bilgiyi aktarmak istiyorum:




Davud’un Evi Konusunda Kur'an Dışı Kanıtlar


a-Mesha Stele - Mesha Dikilitaşı

Yakın zamanda Fransız bilim adamı Andre Lemaire tarafından, Biblical Archaeology Review adlı dergide “Davut’un Evi” ile ilişkili bir keşfi bildirdi. Yazının başlığı şimdiye kadar eski Filistin’den çıkartılan en büyük yazıt olan Mesha Stele (Moabite Stone olarak da biliniyor) idi.


"1868’de Dibon harabelerinde bulunan ve daha sonra kırılan bazalt taş, sonunda Louvre’a getirildi ve Lemaire üzerinde 7 yıl araştırma yaptı. Lemaire’nin vardığı sonuç: “Davud’un Evi” ifadesi yazıtta yer almaktadır. Tel-Dan parçasında olduğu gibi bu yazıtta da, düşmanı olduğu İsrail’e karşı zaferle övünen ve İncil’de ismi geçen Mesha’nın Kralı Moab’a ait. Lemaire yazılanları çözmek için uzun uğraşlar verdi ama yaptığı keşifle 9. yüzyıla ait Davud’un hanedanlığını anlatan iki tane referansı ortaya koydu”1 açıklamaları yer almıştır.




b-Tel-Dan Tableti
1993 yılında Galile Denizinin kuzeyinde, Suriye – Lübnan sınırındaki Hermon dağında, antik Tel-Dan kentinde (Tel: höyük demektir) arkeologlar bir kazı sırasında bazı tabletler ve yazıtlar buldular. Bu tablet arkeolojik bir çalışmanın dışında, dinler tarihini ilgilendiren bir öneme sahipti. Kitabı Mukaddes dışında -Ebla Tabletlerinden sonra- ilk kez bir peygamber ismine rastlanmıştı. Bu keşif “Tel-Dan Tableti” olarak ünlenmiştir.


Time dergisinin 1993 yılı Aralık 18. sayısında bu paha biçilmez değerdeki tablete geniş yer verilmiş ve bu buluşun ne derece önemli olduğunun açıklandığı bir makalede kısaca şu anlatılmış:


“1993 yılında Hebrew Union Kolejinden Avraham Biran ve Hebrew Üniversitesinden Joseph Naveh “Davut’un Evi” ve “İsrail’in Kralı” ifadelerini içeren bir yazıt bulduklarını ilan ettiler. M.Ö 9.yüzyılda yani Davud’un hükümdarlığından yalnızca 1 yüzyıl sonrası yazıldığı belirlenen yazıt, bir komşu kral tarafından İsraillilere karşı bir zaferi anlatıyor.2


Tabletteki Davud’un Evi sözü; sadece İsrail değil, Levant bölgesindeki (Doğu Akdeniz) tüm insanlar tarafından sıkça kullanılan, belirli bir hanedanı tanımlamak için kullanılan kalıplaşmış bir terimdir.3

Tablette yazan İsrail’in Kralı Davud’un Evi ifadesi dikkat çekici bir şekilde Sad suresi 21.nci ayetteki “mihrab/Davud’un özel evi” ifadesi ile örtüşmektedir.




Davud'un Evinin Konumu
 
Sad suresi 21.nci ayette “tesevveru” ifadesi geçiyor.
Tesevveru: السّور [tesevveru=sûr], “yüksek duvar”, تسوّر [tesevvür] de, “yüksek yere çıkmak” demektir. Âyette, çıkılan yer olarak bildirilen mihrâb ise; “köşk, balkon, özel çalışma yeri [karargâh]” anlamlarına gelmektedir.4


Tel Dan, İbranice'de Bamah olarak bilinir ve "Yüksek Yer" anlamındadır. Bu sözcük, İncil'in İngilizce çevirilerinde de (High Place) olarak yer almıştır.


Tel-Dan şehrini çevreleyen taş duvarların 10-15 metre kadar yükseklikte olduğu bildirilmiştir.5 Bu nedenle davacıların, Davud peygamberin yanına ancak yüksek duvarları tırmanarak gelmeleri gerekiyor. Demir Çağı Dan şehir kapısı ve duvarlarının temsili resmi yazının sonunda verilmiştir.


Tel-Dan kentinde yapılan arkeolojik kazılarda kral ya da hâkimin oturduğu düşünülen platform bulunmuştur.6 Tel-Dan kentinin Arapça adının Tel el-Qadi yani Hakim Höyüğü olması da oldukça dikkat çekicidir.


Sad Suresi 21-26. ayetlerinden oluşan pasajda; davacıların adalet aramak için yüksek duvarı/suru tırmanarak Mihrab/Davud’un Özel Evi'ne gelmeleri anlatılıyor. Tarihi ve arkeolojik verilerin ayetlerle uyumlu olduğu görülüyor.

Davud’un evi ifadesi özel mülk anlamında değil, kamu işlerinin görüldüğü makamı, ofisi ifade ediyor. Bunu günümüzde Başbakanlık veya Cumhurbaşkanlık Makamı ya da hüküm verilen mahkeme olarak düşünebiliriz.


Yukarıdaki verilerden Davud peygamberin bir süre Hermon dağının eteğinde bulunan Dan kentinde yaşadığı anlaşılıyor. Sad, Sebe ve Enbiya surelerdeki Davud kıssaları dikkate alındığında bu görüşü teyit etmektedir. Bahsi geçen dağda bulunan Dan şehrinin tarihte kadı-hâkim şehri olarak anılması ve burada bulunan arkeolojik kanıtlar bunu desteklemektedir.


Davud peygamberin tüm Levant Bölgesini barış ve adalete kavuşturduğu hem tarihi bir olgudur hem de Kur'an'ın üzerinde durduğu bir konudur. Enbiya suresi 78 ve Sad suresi 21-26. ayetlerinde Davud peygambere yasa verildiği, adaletle hükmettiği bildirilir.



Ayetler

78Dâvûd ve Süleymân’ı da; hani onlar, toplumun koyunlarının, içinde geceleyin yayıldığı ekin hakkında hüküm veriyorlardı. Biz de, toplumun yasalarının ne olduğunu biliyorduk.
79Sonra da Biz, onu Süleymân’a hemen iyice kavrattık. Ve hepsine yasa ve bilgi verdik. Dâvûd’la beraber Allah’ı noksan sıfatlardan arındırsınlar diye, zor adamları- zor toplumları; kodamanları ve hızlı yayıcıları; HIZLI ALLAH’A DAVETÇİLERi buyruk altına aldık. Ve Biz yapanlarız.
80Ve Biz, sizin kötülüğünüzden sizi korumak için, sizin için zırh yapımını o’na öğrettik. Artık siz kendinize verilen nimetlerin karşılığını ödeyenler misiniz? (Enbiya 78-80)

17Sen onların dediklerine sabret ve güçlerin sahibi kulumuz Dâvûd’u hatırla. Şüphesiz o, Rabbine çokça dönendi.
18Gerçekten Biz, zor adamlar- zor toplumlar; kodamanlar, uzak topraklar, köyler, şehirlere boyun eğdirdik. Her zaman kendisiyle birlikte Allah’ı noksanlıklardan arındırırlardı. 19.hızlı yayıcıları; HIZLI ALLAH’A DAVETÇİLERi de toplu olarak o’na boyun eğdirmiştik/ Hepsi o’na dönücü idi. 20.Biz o’nun mülkünü de pekiştirdik. Ve o’na yasayı ve hakkı bâtıldan ayıran sözü söyleme imkânını verdik.
21Ve sana şu davacıların haberi geldi mi? Hani onlar mihraba/Dâvûd’un özel evine çıkıp varmışlardı.
22,23Dâvûd’un yanına girdiklerinde o, onlardan korkuvermişti. Ona, “Korkma! Biz, iki davacıyız. Kimimiz, kimimize haksızlık etti. Şimdi sen aramızda hak ile hüküm ver, haksızlık etme ve bizi doğru yolun ortasına yönelt” dediler. Birisi de dedi ki: “İşte bu benim kardeşim. Onun doksan dokuz bembeyaz koyunu var, benim ise bir tek bembeyaz koyunum var. Böyle iken, ‘Onu da bana ver’ dedi ve konuşmada bana üstün geldi/tartışmada beni yendi.”
24Dâvûd dedi ki: “Doğrusu senin bir koyununu kendi koyunlarına katmak istemesiyle o sana haksızlık etmiştir. Gerçekten de ortakların, bir toplulukta yaşayanların çoğu kesinlikle birbirlerine haksızlık ediyorlar. Ancak iman edenler ve düzeltmeye yönelik işler yapan kimseler haksızlık etmezler. Ama onlar da ne kadar azdır!” Ve Dâvûd, Bizim kendisini birtakım sıkıntılarla imtihan ederek arı-duru hâle getirdiğimize/olgunlaştırdığımıza kesin kanaat getirdi ve anladı. Hemen Rabbinden bağışlanma diledi, ortak koşmaktan uzak olarak yere kapandı ve döndü.
25Biz de o’nun için bunu bağışladık/Biz de o’nu bağışladık. İşte böyle! Şüphesiz yanımızda o’nun için bir yakınlık ve güzel bir dönüş yeri vardır.
26Ey Dâvûd! Gerçekten Biz/biz seni bu yerde eski yöneticinin yerine yönetici yaptık. O hâlde insanlar arasında hak aracılığıyla, haksızlık ve kargaşayı engelleyip adaleti sağla. Keyfe, arzuya uyma. O takdirde seni Allah’ın yolundan saptırır. Kesinlikle Allah yolundan sapanlar; hesap gününü umursamadıklarından kendileri için çok şiddetli bir azap vardır. (Sad 17-26)
10,11Ve andolsun ki Biz Dâvûd’a tarafımızdan bir fazlalık ve hızlı yayıcıları; HIZLI ALLAH’A DAVETÇİLERi verdik; “Ey zor adamlar- zor toplumlar, kodamanlar! Onunla beraber daima Allah’a dönün!” Ve o’nun için demiri yumuşattık: Bol bol zırhlar yap ve biçimlemede ölçülendir. –Siz de sâlihi işleyin. Kesinlikle Ben yaptıklarınızı en iyi görenim.– (Sebe 10-11)



Kusursuzluk ancak alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.


Hakan KAYILI
24.02.2018



Kaynaklar:

24.02.2018 tarihli erişim

1- http://serdarcelikler.blogspot.com.tr/2014/04/kral-davutun-evi.html
2- Time, Dec. 18, 1995 “Are The Bible’s Stories True?”
3- http://www.inplainsite.org/html/kings_of_israel.html#David
4-https://istekuran.net/38-sad-suresi/
5- https://biblewalks.com/sites/DanCanaaniteCity.html
6- https://biblewalks.com/sites/TellDan.html










Resimler






Mesha Dikilitaşı






Tel-Dan Tableti (Davut’un Evi” ifadeleri)







Tel-Dan Tabletinin bulunduğu ev






Dan şehir duvarlarını gösteren bir çizim.





Yorumlar - Yorum Yaz