• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Kur'an İncelemeleri

 
Site Menüsü

Yusuf Peygambere Secde Eden On Bir Yıldız, Güneş ve Ay

 






ÖZET

Çalışmada; Yusuf Suresi 4.ncü ayette Yusuf peygamberin gördüğü "on bir yıldız, güneş ve ay" konusu üzerinde durulmuştur. Antik Mısır kayıtlarında astronomi çalışmaları ve arkeolojik çalışmalar incelenmiştir. Astronomi ve Mısır'da kullanılan güneş takvimi çalışmaları, on bir yıldızın gözlemlenmesi ile ilgili kanıtlar sunulmuştur.

İmhotep’in yaptığı Basamak Piramidi hakkında bilgi verilmiş, İmhotep ve Yusuf peygamberin aynı kişi olduklarına dair kanıtlar üzerinde durulmuştur.

İmhotep ve Yusuf peygamberin farklı kişi olduğuna dair yapılan itirazların, Geleneksel Mısır Kronolojisindeki hatalardan kaynaklandığı görüşü analiz edilmiştir.





YUSUF PEYGAMBERE SECDE EDEN / BOYUN EĞEN ON BİR YILDIZ, GÜNEŞ VE AY

4.Hani bir zaman Yûsuf, babasına: “Babacığım! Şüphesiz ben onbir yıldız, güneş ve ay'ı gördüm; onları bana boyun eğip teslimiyet gösterirlerken gördüm” demişti.

5,6.Babası: “Yavrucuğum! Gördüğünü kardeşlerine anlatma. Sonra sana bir tuzak kurarlar. Şüphesiz şeytan insan için apaçık bir düşmandır. Ve işte böyle, Rabbin seni seçecek ve sana olayların/sözlerin ilk anlamlarının ne olduğuna dair bilgiler öğretecek. Bundan önceki iki atana; İbrâhîm'e ve İshâk'a tamamladığı gibi, nimetini sana ve Ya‘kûb soyuna tamamlayacaktır. Şüphesiz ki, Rabbin çok iyi bilendir, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapandır” dedi.

7.Andolsun ki Yûsuf ve kardeşlerinde soranlar/isteyenler için nice alâmetler/göstergeler vardır.– (Yusuf Suresi 4-7, İşte Kur’an)



Yusuf kıssası, Yusuf’un gördüğü bir görüntüyü babasına anlattığı bu ayetle başlamaktadır. On bir Yıldız’ın, Güneş’in ve Ay’ın kendisine secde ettiği [teslim olup emrine girdiği] şeklindeki bu “görüntü”, uykuda görülen bir rüya olmayıp Yusuf’un uyanıkken gördüğü bir görüntüdür.

Bu husus, ayette “ رأيت raeytü [gördüm]” fiilinin iki kez kullanılması suretiyle vurgulanmıştır. Yani Yusuf, gördüklerini uykuda değil de uyanıkken gördüğünü “Babacığım, şüphesiz ben, on bir Yıldız’ı, Güneş‘i ve Ay’ı gördüm; onları bana secde ederken [boyun eğerken] gördüm” diyerek üstüne basa basa bildirmiştir. (1)


Yusuf Suresi 4. ve 100. ayetlerde geçen secde sözcüğünün genellikle yanlış anlaşılması nedeniyle açıklanmasında yarar vardır:

SECDE
Teslim olma, boyun eğme anlamında kullandığımız “secde” sözcüğünün vaz’ı (ilk ortaya çıkışı), “devenin sahibini üstüne çıkarması için boynunu kösmesi, (eğmesi)” ve “meyve yüklü hurma dallarının, sahibinin rahat uzanıp toplamasına elverişli olarak eğilmesi” anlamındadır. Daha sonra da sözcük; “ülke krallarının bastırdıkları para üstündeki kabartma resimlere tebaanın baş eğerek bağlılık göstermesi” anlamında kullanılmıştır. (Lisan ül Arab; c:4, s:497)

Demek oluyor ki “secde”; “kişinin bilinçli olarak bir başkasına -kendisinden daha güçlü olduğunu kabul ederek- teslim olması, boyun eğmesi, onun otoritesi dışına çıkmaması” demektir. Kur’an’da defalarca nakledilmiş olan, “meleklerin Âdem’e secde etmeleri” de işte bu anlama gelmektedir. Yani melekler (tabiat güçleri), Âdem (bilgili kimse) karşısında, o kendilerinden daha güçlü olduğu için ona boyun eğmişler ve teslim olmuşlardır.

Görüldüğü gibi, “secde” sözcüğünde “yere kapanmak” anlamı yoktur. “Yere kapanmak” eylemi “harur” sözcüğü ile ifade edilir. Nitekim bazı ayetlerde “harru sücceden” diye geçer ki bunun anlamı; “secde ederek (teslim olarak) yere kapandılar” demektir.

“Teslim olarak yere kapanma” ifadesinin yer aldığı ayetler şunlardır:

Yusuf; 100:
100.Ve anasıyla babasını yüksek bir taht üzerine yükseltti. Ve hepsi boyun eğip teslimiyet göstererek o’nun için yere kapandılar. Ve Yûsuf: “Babacığım! İşte bu durum, o gördüğümün te’vîlidir. Gerçekten Rabbim onu hak kıldı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni zindandan çıkarmakla ve sizi çölden getirmekle Rabbim bana hakikaten ihsan buyurdu. Şüphesiz Rabbim dilediği şeye armağan vericidir. Şüphesiz O, en iyi bilen, hüküm koyanın ta kendisidir.

100. ayette geçen “secde” tapma anlamında olmayıp o günkü saygıyı ifade etmektedir. Sözcük burada terimsel değil sözcük anlamında kullanılmıştır.


Meryem; 58:
58.İşte bunlar, Âdem’in soyundan, Nûh ile beraber taşıdıklarımızdan, İbrâhîm ve İsrâîl’in soyundan, kılavuzluk ettiğimiz ve seçtiğimiz peygamberlerden Allah’ın kendilerine nimetler verdiği kimselerdir. Onlar kendilerine Rahmân’ın [yarattığı bütün canlılara dünyada çokça merhamet eden Allah'ın] âyetleri okunduğu zaman ağlayarak ve boyun eğip teslimiyet göstererek yere kapanırlardı.

Secde; 15:
15.Gerçekten Bizim âyetlerimize ancak, kendilerine öğüt verildiği zaman boyun eğip teslimiyet göstererek yerlere kapanan ve Rablerinin övgüsüyle birlikte noksan sıfatlardan arındıran ve büyüklük taslamayan kimseler inanırlar.

İsra; 107-109:
107,108.De ki: “Siz Kur’ân’a ister inanın, ister inanmayın; şu daha önce kendilerine bilgi verilenler; Kur’ân onlara okunduğunda onlar, boyun eğip teslimiyet göstererek çeneleri üstü kapanırlar. Ve “Rabbimiz her türlü kusurdan arınıktır. Rabbimizin vaadi kesinlikle gerçekleşecektir” derler.”
109.Ve onlar, ağlayarak çeneleri üstü kapanırlar. Ve Kur’ân, onların saygılarını, alçak gönüllüğünü artırır.

Bir de korkudan yere kapanmak vardır ki, bu secde değildir:

A’râf; 143:
143.Ne zaman ki, Mûsâ, belirlediğimiz vakitte geldi ve Rabbi o’na söz söyledi. Mûsâ, “Ey Rabbim! Göster bana Kendini de bakayım Sana!” dedi. Rabbi o’na dedi ki: “Beni sen asla göremezsin, velâkin şu dağa bak, eğer o yerinde durabilirse, sen de Beni göreceksin.” Daha sonra Rabbi dağa tecelli edince onu paramparça ediverdi, Mûsâ da baygın olarak yere yığıldı. Ayılıp kendine gelince de, “Seni tenzih ederim, Sana döndüm; tevbe ettim ve ben inananların ilkiyim” dedi.

Müminlerin namazda yere kapanmaları ise, geçmişte bağlılığın ve teslimiyetin dışa vurulması yere kapanmak suretiyle olduğu için, müminlerin geçmişten gelen örfe göre Allah’a teslimiyetlerini göstermeleridir.

Secde sözcüğünün gerçek anlamı bu şekilde açıklığa kavuştuktan sonra Kur’an’daki “secde” sözcüklerinin doğru anlaşılması daha da kolay olmaktadır.

Meselâ, aşağıdaki ayetlerdeki “secde” sözcükleri hep; “bilinçli olarak bir başkasına -güçlü olması sebebiyle- teslim olunması, boyun eğilmesi” anlamdadır:

Yusuf; 4:
4.Hani bir zaman Yûsuf, babasına: “Babacığım! Şüphesiz ben onbir yıldız, güneş ve ay’ı gördüm; onları bana boyun eğip teslimiyet gösterirlerken gördüm” demişti.

Yusuf; 100:
100.Ve anasıyla babasını yüksek bir taht üzerine yükseltti. Ve hepsi boyun eğip teslimiyet göstererek o’nun için yere kapandılar. Ve Yûsuf: “Babacığım! İşte bu durum, o gördüğümün te’vîlidir. Gerçekten Rabbim onu hak kıldı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni zindandan çıkarmakla ve sizi çölden getirmekle Rabbim bana hakikaten ihsan buyurdu. Şüphesiz Rabbim dilediği şeye armağan vericidir. Şüphesiz O, en iyi bilen, hüküm koyanın ta kendisidir.”

Burada Yusuf’un kardeşlerinin ve babasının ona secde etmeleri; ona teslim olmaları, yaşam düzenlerini onun kontrolüne verip onun otoritesi dışına çıkmamaları anlamına gelmektedir.

A’râf; 161:
161.Ve bir zaman onlara, “Şu kente yerleşin ve oradan dilediğiniz şeyleri yiyin ve “Hitta” [günahlarımızı bağışla]! deyin ve teslim olmuş olarak kapıdan girin. Biz suçlarınızı bağışlayacağız, iyilere arttıracağız” denilmişti.

Buradaki secde, şehrin kapısında yere kapanmak değil, o şehrin otoritesine teslim olmak anlamındadır. Aynı konu Bakara; 58 ve Nisa; 154′de de konu edilmiştir.

Bilinçli olarak yapılan secdeden başka Kur’an’da bir de Teshirî, yani ister istemez yapılan secde vardır ki bu secde, insanın dışındaki varlıkların yaratılışları, kaderleri gereği ister istemez yaptıkları teslimiyet ve boyun eğmedir:

Ra’d; 15:
15.Ve yerde ve göklerde olan kimseler ve gölgeleri, ister istemez her zaman yalnızca Allah’a boyun eğip teslimiyet gösterirler.

Nahl; 49:
49,50.Ve göklerde ve yeryüzünde bulunan canlılar ve doğal güçler, kibirlenmeden Allah’a boyun eğerler. Kendilerinin üstündeki Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.

Hacc; 18:
18.Göklerde ve yeryüzünde olan kimselerin, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, kıpırdayan canlılar ve insanların çoğunun Allah’a boyun eğip teslimiyet gösterdiklerini görmedin mi/ hiç düşünmedin mi? Birçoğu da üzerlerine azap hak olmuş olanlardır. Ve Allah, kimi hor kılarsa artık onun için bir yücelten yoktur. Şüphesiz Allah, dilediğini işler.
                                                                                                                                   (İşte Kur’an, Secde)




Yusuf Suresi 4. ayette; on bir Yıldız’ın, Güneş’in ve Ay’ın Yusuf peygambere boyun eğdiğini öğreniyoruz.  Bu gök cisimleri, Allah’ın evrene koyduğu yasa sayesinde astronomi bilgisi olan Yusuf peygambere boyun eğmişlerdir. Yusuf peygambere bu bilginin rüyasında değil, uyanık haldeyken, vizyon olarak geldiğini Kur’an’dan öğreniyoruz. Yani, Yusuf peygamberin astronomi bilgisinin olduğu Kur’an ile sabittir.




YUSUF PEYGAMBERİN SAHİP OLDUĞU VİZYON VE ASTRONOMİ BİLGİSİ

Ayetlerde, Yusuf peygambere astronomi bilgisinin yanında “olayların/sözlerin ilk anlamlarının ne olduğuna dair bilgiler” öğretileceği bildirilir. Yani, Yusuf peygamber aynı zamanda vizyon sahibi olduğu, olayların/sözlerin ilk anlamlarını bildireceği ayetlerde haber verilir. Allah, Yusuf peygambere verdiği bu özellikler ile ona tevdi ettiği göreve hazırlamıştır:

46.“Yûsuf! Ey doğru sözlü! Bize, insanlara bilgilenerek dönmem ve onların öğrenmesi için ‘Yedi semiz ineği, yedi cılız inek yiyor. Ve yedi yeşil başakla diğer yedi kuru başak’ hakkında ikna edici bilgi ver.”
47-49.Yûsuf dedi ki: “Yedi sene âdet üzere ziraat edeceksiniz; her türlü gıda ürününü üreteceksiniz, sonra da ürettiğiniz ürünleri yiyeceğiniz miktar hariç, başağında bırakınız; stoklayınız. Sonra onun arkasından yedi kurak sene gelecek. Bu kurak seneler önceki biriktirdiklerinizin biraz saklayacağınızdan başkasını yiyecek. Sonra da onun arkasından bir sene gelecek ki, insanlar onda yağmura kavuşacak ve onda sıkıp sağacaklar; zeytin yağı, üzüm suyu, pekmez gibi gıdaya da kavuşacaklar; hayat normale dönecek.” (Yusuf 46-49)


54.Ve hükümdar, “Onu bana getirin, onu kendim için atayayım” dedi. Sonra o'nunla konuşunca da, “Şüphesiz sen bugün yanımızda gerçekten önemli bir mevki sâhibisin, güvenilir birisin” dedi.
55.Yûsuf dedi ki: “Beni yeryüzünün hazineleri üzerine görevlendir. Şüphesiz ben, iyi koruyan, çok iyi bilenim.” (Yusuf 54-55)


Yusuf peygamber, kralın gördüklerinin ilk anlamlarını bildirmiş, yedi senelik bolluğun ardından yedi senelik kıtlık için hazırlık yapılması gerektiğini bildirerek ülke hazinesinin yönetimine talip olmuştur.

Yusuf kıssasında dikkat çeken nokta; bir şeyin her şeyle, her şeyin bir şeyle bağlantılı olduğudur. Vizyon, olayların/sözlerin ilk anlamları, astronomi, gök cisimlerinin hareketleri, güneş takviminin tespiti, Nil Taşkınının tespiti, tarımın planlanması, Bahr Yusuf kanalı yapımı, astronomi bilgisinin mimaride kullanılması, piramit kompleksinin tahıl silosu ve kriz yönetim merkezi olarak kullanılması vb. Bütün bunlar; devlet yönetiminin ehil kişilere teslim edilmesinin önemini vurguluyor. İş başına gelenlerin; bilge, vizyon sahibi, inovasyon sahibi, bilimsel verilerle çalışan ve bir çok alanda uzman kişilerden olması çok önemlidir. Yusuf Suresi 111.nci ayette Yusuf kıssasından ibret alınması istenmekte, bütün bu konulara dikkat çekilmektedir.

Basamak Piramidi incelendiğinde astronomi ile ilgili pek çok iz taşıdığı görülür ve astronomların el kitabı olarak ifade edilir. Yusuf peygamberin söz konusu kuraklığa hazırlık yapmak için öncelikle astronomi alanında çalışmaya başladığını söyleyebiliriz.

Yusuf peygamber; on bir yıldız, Güneş ve Ay’ı astronomi bilgisi ile emri altına almıştır. Gök cisimlerinin hareketlerini gözlemleyip dünyanın ilk güneş takvimini oluşturmuştur. Güneş takvimi bulunduktan sonra mevsimler oluşturulmuş ve planlı tarım yapılmaya başlanmıştır. Nil Taşkını sorunu bilimsel yöntemlerle aşılmıştır.

Bir Mısır yılı, dörder aylık üç mevsimden oluşur. Birinci mevsim, Nil’in taştığı mevsimdi. Bu mevsimde sular yükselirdi. Bunu ekim ve hasat mevsimleri takip ederdi. Mısır'da tarım, Nil'in döngüsüne bağımlıydı. Bunun doğal sonucu olarak da Mısırlılar bu üç mevsime göre hareket etmek durumunda kaldılar. Mevsimlerin isimleri şunlardır: taşkın (Akhet), ekim (Peret) ve hasat (Shemu).

Yusuf peygamber yedi senelik kuraklığa karşı bir çok önlem almıştır. Hububat siloları yaptırmıştır. Bunlardan en meşhur olanı Basamak Piramitidir. Ayrıca; Feyyum çöküntü havzasına Nil’den kanalla su getirmiştir. Feyyum Havzası kurak zamanlarda rezervuar olarak kullanılmıştır. Nil’den Feyyum Havzasına su taşıyan kanal, Bahr Yusuf adıyla bilinmektedir. (2)

Günümüzde yapılan çalışmalarda bilim insanları İmhotep-Yusuf peygamberin belki de tarihin bir çok dalda uzmanlaşmış ilk bilge ve dahi insanı olduğu noktasında birleşmişlerdir. (3)

Yusuf peygamberin astronomi bilgisini hakkında bilgi almak için Mısır’daki astronomi kayıtları incelenmelidir. Bunu yapacağız ki; sadece bir konuya ait bilgiye değil, Yusuf Suresi boyunca işlenen tüm konuların bilgisine ulaşacağız. Ve sonunda Fussilet Suresi 53. ayetinde belirtildiği gibi, Kur’an’ın hak bir kitap olduğunu yeniden göreceğiz.


53.Onun hak olduğu ortaya çıkıncaya kadar, hem dış dünyada, hem kendi bünyelerinde alâmetlerimizi/ göstergelerimizi onlara göstereceğiz. Rabbinin şüphesiz her şeye tanık olmuş olması da yetmedi mi? (Fussilet 53)



İMHOTEP VE ESKİ MISIR’DA ASTRONOMİ
Eski Mısır’da astronomi biliminin gelişiminde İmhotep’in payı kuşkusuz büyüktür. Mimar-vezir İmhotep ile Yusuf peygamberin aynı kişi olduğu “Yusuf Peygamber” başlıklı yazıda uzun uzun anlatıldığı için burada kısaca bilgi verilecektir. İmhotep ve Yusuf peygambere pek çok unvan isnat edilir. Bunlardan birisi de astronom unvanıdır. İmhotep’in astronomi çalışmalarını kısaca özetleyecek olursak:


İmhotep’in Gözlemlediği On Bir Yıldız, Güneş ve Ay
İmhotep'in on bir Yıldız, Güneş ve Ay'ı gözlemlediği tarihi ve arkeolojik verilerle kanıtlanmıştır. Bu gök cisimlerini sırayla incelemekte yarar vardır.


A - ON BİR YILDIZ
Imhotep’in yıldızları ve takımyıldızlarını incelediği ve çeşitli hesaplamalar yaptığı tarihi kayıtlarda yer almaktadır. İmhotep’in gök cisimleriyle ilgilenmesi, içinde yaşadığı toplum olan Mısır için bir zorunluluktu.

İmhotep’in gözlemlediği on bir yıldız, arkeolojik çalışmalar ve astronomi uzmanlarının ortaya koyduğu çalışmalarla artık bilinmektedir. Söz konusu yıldızlar; Sirius yıldızı, Büyük Ayı Takımyıldızındaki 7 yıldızın tamamı ve Orion Takımyıldızındaki, Orion’un Kemeri olarak da adlandırılan 3 yıldız olmak üzere toplam 11 adettir.


Sirius (Sirius-A) Yıldızı
Sirius ya da Akyıldız olarak bilinir. Büyük Köpek Takımyıldızı’nda yer alan bahar ayında kuzey yarı küreden görülebilen gece göğünün Ay'dan sonra en parlak çift yıldız sistemidir. İmhotep’in bu yıldızı gözlemlediği yıllarda teleskop olmadığından, aslında çift sistem yıldızından sadece parlak olan Sirius-A yıldızını gözlemlemiştir. Zayıf ışıklı Sirius-B yıldızı ancak teleskop ile 1862 yılında görülebildi. (4) Bu nedenle, İmhotep’in gözlemlediği sadece Sirius-A yıldızı olduğu için bu yıldız dikkate alınacaktır.

Sirius güneydoğu yönünden yükselen, genellikle ufka yakın duran çok belirgin ve parlak bir yıldızdır. Sirius yıldızını Mısırlıların binlerce yıldır gözlemlediği bilinmektedir. Nil Taşkınını takiben 70 gün boyunca Sirius görülmez. Bu dönemde Sirius, Güneş’e çok yaklaştığından sabah erken saatlerde bile gözlemlenmesi mümkün değildir. İmhotep, Nil Taşkını ile Sirius yıldızının 70 gün boyunca görünmemesi arasındaki ilişkiyi fark etti. Yıllık Nil Taşkınının önceden bilinmesi için, Sirius yıldızı yardımıyla Güneş Takvimi oluşturdu. Bu, dünyanın ilk Güneş Takvimidir. (5), (6)


Büyük Ayı - Ursa Major Takımyıldızı
İmhotep, Büyük Ayı Takımyıldızında bulunan 7 yıldızın tamamını gözlemlemiş ve hesaplamalarında kullanmıştır. Yıldızların isimleri soldan sağa; Alkaid, Mizar/Alcor, Alioth, Megrez, Phecda, Merak ve Dubhe.

Hathor-Dendarah Tapınağı yerleşimi ile Büyük Ayı yörüngesi ilişkisine dair arkeoljik kanıtlar vardır. Kral Pepi-Eski Krallık 6. hanedan dönemine ait parşömenlerdeki yazıtlarda, Hathor tapınağının zemin planının Büyük Ayı takımyıldızı ile ilişkilendirildiği doğrulanmıştır. (5)


Orion Takımyıldızı
İmhotep son olarak Orion Takımyıldızında yer alan, Orion’un Kemeri olarak meşhurlaşmış 3 yıldız ile daha ilgilendi. Bu üç yıldızın ismi soldan sağa; Alnitak, Alnilam ve Mintaka.

Gize Piramitleri; Keops, Kefren, Mikerinos Piramitlerinden oluşur. Dünyanın yedi harikası listesinin onur üyesidir. Gize piramitlerinin zemini, Orion’un Kemeri olarak adlandırılan bu yıldızlara hizalanarak inşa edilmiştir. (5)

Astronom İmhotep, pek çok yıldız gözlemlemiş, ancak ihtiyacını karşılayacak yıldızlar üzerine yoğunlaşmıştır. Sirius, Büyük Ayı Takımyıldızı ve Orion’un Kemerindeki yıldızların gözlemlenmesiyle elde edilen astronomik bilgiler sayesinde güneş takvimini yapmıştır. Böylece İmhotep, Nil Taşkınını ön görerek kıtlık için gereken önlemleri almıştır.

On bir yıldıza ait astronomi bilgisi ile dünyanın ilk piramidi olan Basamak Piramidini inşa etmiştir. (7) İmhotep’in inşa ettiği Basamak Piramidi tahıl silosu olarak tasarlanmış ve kullanılmıştır. (8), (9)

İmhotep, Basamak Piramidinde “On Bir” depo-şaft oluşturarak, “On Bir Yıldız” olgusunu mühürlemiştir. İmhotep öldükten sonra eski Mısırlılar on bir yıldıza atıf yapma geleneğini sürdürmüşlerdir.


B - GÜNEŞ
Nil Taşkınını önceden bilmek için gök cisimlerini gözlemleyen İmhotep, taşkın ile Sirius yıldızının 70 gün boyunca görünmemesi olayı arasındaki bağlantıyı dikkate alarak, dünyanın ilk Güneş Takvimini buldu. (5)

Güneş takvimi Nil Taşkınının önceden bilinmesi gibi çok önemli bir avantaj sağladı. Taşkın, Nil çevresindeki tarımı doğrudan şekillendirmektedir. Bu nedenle Mısır takvimi üç mevsimden oluşur. Akhet (taşkın), Peret (ekim) ve Shemu (hasat) Taşkın mevsimi Haziran'dan Eylül'e kadar sürer. Güneş takviminin kullanılmasıyla birlikte üretim planlaması yapılarak, zararsız-ziyansız zirai ekim-dikim başlandı. (10)

Antik Heliopolis (Güneşşehri); astronomi, matematik, tıp, botanik, zooloji, felsefe, ilahiyat okulu gibi özellikleri ile ön plana çıkan bir kenttir. İmhotep burada güneş sistemini, gezegenleri, GÜNEŞ’i ayı ve yıldızları incelemiştir. Heliopolis’te aynı zamanda astronomi eğitimi veriyordu. (5) İmhotep’in Güneş ile ilgili çalışmalarından ötürü kent Heliopolis olarak meşhur oldu.

Piramitlerin yapıldığı yerlerin rastgele seçilmediği anlaşılmıştır. Piramitlerin inşa edildiği konum; rasathane, astronomi okulunun bulunduğu şehirlerden ekinoks hizalaması ile elde edilmiştir. Piramit alanlarından, Heliopolis ve Letopolis'in antik kült merkezlerinin ve Abu Gohrab'ın Güneş Tapınağının genel konumlarına bakıldığında, Güneşşehri anlamına gelen Heliopolis'ten çıkan (veya ona doğru uzanan) en az iki ekinoks hizalaması yapıldığı görülür. (11)

Bu ekinokslardan birincisi; Ekinoksları 90° ‘lik açı ile Letopolis-Heliopolis hattı, ikincisi ise Yaz Gündönümünde 63° ‘lik açı bulunan Abu Ruwash-Heliopolis hattı tespit edilmiştir. (12)


C - AY
Ay, binlerce yıldır günlük yaşama yön verip, onu etkilemiştir. Güneş takviminin bulunmasına kadar Ay takvimi kullanılmıştır. İmhotep’in sadece Ay’ı değil, Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn gezegenlerini gözlemlediği bilgisi bulunmaktadır. (13) Gök cisimlerinin hareketini, güneş ve ay tutulmalarını gözlemledi. (14)

Mısır’da halen kullanılmakta olan Ay Takvimi İmhotep tarafından gözden geçirerek düzeltilmiştir. Sirius’un yükselişi ile tespit edilen Güneş Takvimi kullanılmaya başlanmıştı. Sirius’un yükselişi Ay Takviminin de başlangıcı sayıldı. Böylece revize edilen Ay Takvimi de yeni Güneş Takvimine bağlandı. Bundan sonra her iki takvim birlikte kullanılmaya başlandı. (15)


Basamak Piramidi Sakkara Bölgesinde Yer Alır
Mısır da Batı Çölü'nün 7 km'lik bir bölümünü kaplayan Sakkara bölgesinde on bir büyük piramid bulunmaktadır. İmhotep-Yusuf’un kireç taşından yaptığı bu piramit, aynı zamanda dünyanın ilk piramitidir. Basamak Piramidi bilim çevreleri tarafından astronomi el kitabı olarak değerlendirilir. (5), (16), (17)

Basamak Piramidinin yapıldığı yerin rasgele yapılmadığı, astronomi hesaplamalarıyla tespit edildiği Astronomi bilim insanları tarafından ortaya konulmuştur. Heliopolis ve Basamak Piramit Kompleksi arasında hayali düz bir çizgi çizerseniz, Mokattam Tepeleri'nin kuzey kenarından geçer. Bu hayali çizginin açısı 16.5° 'dir. Bu açı dikkat çekici bir şekilde 16.5° ‘lik eğime sahip Basamak Piramidinin, basamaklarının eğimi ile aynı değerdir. Eski Mısır anıtlarının astronomisini araştırma deneyimi bizi, bu tür paralelliklerin rastlantı olmadığına ikna ediyor. (5), (12)



 
GELENEKSEL MISIR TARİHİNDE KRONOLOJİ SORUNU

Bazı tarihçiler, İmhotep ve Yusuf peygamberin aynı dönemde yaşamadığını gerekçe göstererek aynı kişi olmadıklarını savunmaktadır. Aslında itiraza konu olan nokta kronolojideki hatadır. Bu durum, iki nedenden kaynaklanmaktadır.
Birincisi; tarihlerin belirlemesinde hata yapılmasıdır. Arkeologlar ve tarihçiler, uzun zamandan beri antik tarihi bir araya getirmeye çalışırken tarih tahminleri yapmaktadırlar.

Çeşitli arkeolog ekipleri, belirli bir eserin kaç yaşında olduğunu tahmin etmek için bir dizi farklı tarih belirleme yöntemi kullandılar. Örneğin, bir katmanda baskın olan çanak çömlek türü, katmanın tarihini belirlemek için kullanılabilir. Çeşitli tarih belirleme tekniklerinin ardındaki varsayımlar her zaman doğru değildir. Bu bazen eserlerin yanlış bir şekilde 1000 ila 2000 yıl kadar farklı tarihlendirilmesine yol açabilir.

İkincisi ise; Geleneksel Mısır Kronolojinin kullanılmasıdır. Tarih, yalnızca belirli hanedanların tahmini tarihlerine dayanarak birleştirilirse, sonuçlar oldukça hatalı olabilir. Geleneksel Mısır kronoloji kullanıldığında Mısır ve İsrail tarihinin birbirine uymadığı görülür. Zaman içerisinde tarih aralıklarında hataların varlığı ortaya çıkınca, geleneksel Mısır tarihi, bir çok tarihçi ve arkeolog tarafından revize edilmiştir. (Özellikle; Sweeney, Velikovski, Fry, Reilly, Ashton & Down) (18), (19)


Mısır Kronolojisi
Mısır tarihi MÖ 3. yüzyılda yaşayan Mısırlı tarihçi ve rahip Manetho tarafından yazılmıştır. Eseri günümüze tam olarak gelmemiştir. Manetho, bildiği firavunların listesini otuz sülaleye ayırmıştır. Tarihlendirilmesi yapılan hanedanlar birbiri ardınca gelmezler.


Geleneksel Mısır Kronolojisinde Tespit Edilen Hatalar

  • İsrail ve Mısır tarihinin 'doğru sıralanması', çağdaş bilgi parçalarının eski tarihin net bir resmini oluşturmak için birbirine bağlayacaktır. Mısır, İsrail ve Mezopotamya kayıtlarını birleştirmek, her ülkenin kayıtlarındaki boşlukları doldurmaya yardımcı olacaktır.

   • Kanıtlar şimdi Mısır hanedanlarının üst üste gelebileceğini ve tarihlemenin düşünüldüğü kadar geriye gitmeyebileceğini öne sürüyor.

  • Hanedan 2, Hanedan 3 ile çağdaş kabul edilir. İlk ara dönem yoktur. İlk ara dönemin karanlık çağları, ikinci ara dönemin karanlık çağlarıyla karıştırılmıştır.

  • Hanedanlar 7-10, 15-16 olarak tanımlanmıştır. Hanedan 17, Hanedan 16 ile çağdaştır.

  • Hanedanlar 5 ve 6 ile Hanedanlar 11 ve 12 çağdaştır.

  • Mısır tarihi, bir zamanlar Konvansiyonel Kronoloji'ye göre (MÖ 3000 – MÖ 5000) düşünüldüğü kadar eski değildir.

  • İlk Mısır hanedanının M.Ö. 2100 civarında başladığı ve Büyük Tufan'ın M.Ö. 2300-2400 civarında olduğu düşünülmektedir.

  • Mısır’dan Çıkış, M.Ö. 1445'te 12. hanedanın sona ermesinden hemen sonra gerçekleşti.

 • 12. hanedandan önceki herhangi bir geleneksel Mısır tarihi oldukça spekülatif kabul edilir ve sadece yaklaşık değerler içerir.

  • Hanedanların bu 'Modern Sıralama', İncil açıklamasına ve Mezopotamya kayıtlarına uyar.

  • Hanedanların 'Modern Sıralama', Joseph ve Imhotep'in aynı kişi olduğuna itiraz edenlere yanıt niteliğindedir. (18), (19)



Mısır Kayıtlarını Toplamak Neden Bu Kadar Zor?

Mısırlılar Çıkış zamanında büyük kayıplar verdiler. Joseph ve ailesinin Mısır'daki 400 yıllık ikâmetlerinde neler başardıklarını unutmak istemiş olabilirler. Bu, İbranilerin Mısır'daki izleri hakkında tarihsel bilgi bulmanın çok zor olmasının bir nedenidir. (18)

Bunun bir örneği Mısır tarihinde zaten bilinmektedir. Mısır Firavunlarından Akhenaton, çok tanrılı dini terk edip tevhid dini seçmişti. Ölümünden sonra düşman ilan edilerek, yaptıkları bütün iyi şeyler Mısırlılar tarafından silip yok edildi. (20)

Öyle anlaşılıyor ki; Mısır’daki derin yapılar tevhid inancı ile tarih boyunca uğraşmış ve onu ülke gündeminden silmeye çalışmıştır.

Tarihsel bilgi bulmanın zor olmasının bir başka nedeni de, çoğu bilginin, fetihlerin, doğal afetlerin ve hatta yüzyıllar boyunca erozyon ile kaybolması ya da yok edilmesidir.

Mısır kayıtları taş üzerine klif (resim) olarak yazılmıştır. Bir takım sınırlamaları vardır - 'kod'un ne anlama geldiklerini bilmeniz gerekir. Telaffuz Yunanca ve İngilizce olduğu gibi gösterilmez ve zamanı belirten damgası yoktur. Hiyeroglifleri yorumlama sanatı bir şekilde kaybolmuştur.






Geleneksel Mısır Kronolojisi

Tarih
Mısırİsrail
M.Ö. 3000Menes (İlk Hanedan güçlü mezopotamya etkisi gösterir)
Djoser ve Imhotep (İmhotep Djoser'ın rüyasını yorumlar,
kıtlık krizi çözüldü)
M.Ö. 2000İlk Ara Dönem İbrahim (mezopotamyadan Joseph
(Mısır'daki kıtlık krizini çözer)









Revize Kronoloji (Sweeney 1997)
Tarih

MısırİsrailMezopotamya
MÖ + 1300Erken BadarianUbeyd
MÖ 1300Catestrofik YıkımCatestrofik YıkımCatestrofik Yıkım
MÖ 1200Geç Bedarian ve GerzeanKhirbet KerakJamdat Nasr
MÖ 1100-1000Yıkım BölümüYıkım BölümüYıkım Bölümü
MÖ 1000Menes (Erken Hanedan)İbrahimErken hanedan
MÖ 900Djoser ve İmhotepYusuf (Joseph)
MÖ 800Yıkım BölümüYıkım BölümüYıkım Bölümü
MÖ 800Piramit ÇağıHâkimler ÇağıAkkad Çağı
MÖ 700Hyksos dönemiSaulSargon I
                                                                                           
             


             

Modern Kronoloji (Ashton & Down 2006)
TarihMısırİsrail
MÖ 2080Menes (İlk Hanedan)İbrahim
MÖ 1900Djoser (3. Hanedan) + İmhotep Yusuf
MÖ 1531Amenemhet III (6. Firavun 12. Hanedan)Musa
MÖ 1445Neferhotep I (13. Hanedan)Çıkış (Musa)
MÖ 1405-1018Hyksos (15. ve 16. Hanedan)Joshua - Saul
MÖ 1018Amenhotep I ve Thutmosis I (18. Hanedan)Davud
MÖ 950Hatshepsut (18. Hanedan), (Sebe Melikesi)Süleyman
MÖ 929Thutmosis III (18. Hanedan) Jereboam






Gözden geçirilmiş kronolojiyi kullanan modern düşünce, İsrail ve Mısır'ın arkeolojik kayıtları sıraladığı ve eşleştirdiği tarihle çok daha net bir tablo ortaya koyuyor. İbrahim, Menes'in çağdaşı olarak kabul edilir. İncil'deki Yusuf,  Imhotep ve Djoser ile aynı dönemde olduğu görülür.

Dikkatle incelendiğinde Ashton ve Down tarafından hazırlanan Modern Kronoloji, tarih sıralaması için kullanıldığında, çelişki ve tarih uyumsuzlukları ortadan kalkmaktadır. Geleneksel Mısır tarihini gözden geçiren Arkeolog ve tarihçiler en sonunda hükümdar Djoser ve İmhotep’in (Yusuf) yaşadığı dönemi baz alarak revize etmişlerdir. Mısır’da büyük izler bırakan Yusuf peygamber, kronolojide mihenk taşı olarak dikkate alınmıştır. Bunun neticesinde, Mısır’da yaşamış olan İmhotep’in; Kutsal Kitaptaki Joseph ve Kur’an’daki Yusuf peygamber ile aynı kişi olduğu kabul görmüştür.



Firavun ve Melik-Hükümdar Kelimesi Arasındaki Fark
Kuran’da kronoloji ile ilgili ince bir detay mucize niteliğindedir. Kur’anda Yusuf ve Musa peygamberlere ait kıssalar anlatılır. Her iki peygamber Mısır’da bulunmuştur. Yusuf peygamber, Musa peygamberden daha önce yaşamıştır. Musa kıssasında ülke yöneticisine Firavun ifadesi kullanılırken, Yusuf peygamber kıssasında yöneticiye Melik-Hükümdar ifadesi kullanılır.

104,105.Ve Mûsâ, “Ey Firavun! Ben kesinlikle âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim. Allah hakkında haktan başkasını söylememek bana bir yükümlülüktür. Gerçekten ben size Rabbinizden apaçık bir delil ile geldim. Bu nedenle İsrâîloğulları’nı gönder benimle” dedi. (Araf Suresi, 104-105)

54.Ve hükümdar, “Onu bana getirin, onu kendim için atayayım” dedi. Sonra o'nunla konuşunca da, “Şüphesiz sen bugün yanımızda gerçekten önemli bir mevki sâhibisin, güvenilir birisin” dedi. (Yusuf Suresi, 54)

Firavun hitabı MÖ. 14. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Yusuf ise bu tarihten daha önce yaşamıştır. Encylopedia Britannica’da, Firavun kelimesi için yeni krallıktan itibaren kullanılan bir saygı unvanı olduğu, daha sonraları bu hitabın kralın unvanına dönüştüğü, daha önceleri ise bu unvanın hiç kullanılmadığı ifade edilir. (21)

Kur’an, Allah sözü olduğu için, en ince detayları biz insanlara vermekten çekinmez. Bu, Kur'an’ın hak bir kitap olduğunun kanıtıdır.



SONUÇ

Geleneksel Mısır tarihinde kronolojik hataların tespit edilmesi nedeniyle son elli yıl içinde arkeolog ve tarihçiler tarafından defalarca revize edilmiştir. Mısır tarihi, Modern Kronoloji (Ashton & Down 2006) ile gözden geçirildiğinde, İmhotep ile Yusuf peygamberin çağdaş oldukları tespit edilmiştir. Aynı zamanda Modern Kronoloji ile Mısır, İsrail tarihi arasında uyum sağlanmıştır.

İmhotep ile Joseph(Yusuf) peygamberin aynı dönemde yaşamadığını ve aynı kişi olmadıklarını iddia edenlerin son itirazları da böylece ortadan kalkmış oluyor. İmhotep ve Yusuf peygamberin o kadar çok benzer noktaları var ki, pek çok tarihçi ve arkeolog tarafından aynı kişi olduğu kabul ediliyor. Her ikisinin ortak özelliklerini hatırlayacak olursak:

Astronomi bilgisi, Mısır’ın büyük veziri, vizyon sahibi, olayların/sözlerin ilk anlamını bilme, bilgelik, yedi yıllık kıtlıktan Mısır’ı kurtarması, tahıl depoları yapımı, mimarlık, tevhid/elçilik görevi gibi ortak özelliklere sahiptir. Astronomi bilgisindeki ayrıntılar her ikisinin aynı kişi oldukları konusunda şüpheye yer bırakmıyor. Yusuf peygamber astronomi bilgisi ile güneş takvimini oluşturmuştur. On bir Yıldız, Güneş ve Ay ile ilgili astronomi çalışmalarından elde ettiği bilgilerle yaptığı Basamak Piramidinde tahıl deposu oluşturmuştur. Piramitte yaptığı on bir depo-şaft ile on bir yıldız olgusunu mühürlemiştir. İmhotep basamak Piramidinde bu gerçeği; kral Djoser kabartmalarına gökyüzünü simgeleyen mavi renkli çiniler yerleştirmiştir. Ayrıca piramidin çekirdeğindeki tonoz alçak kabartmalı büyük beş köşeli yıldızlar ile süslenmiştir(22, 23). Bu nedenle İmhotep’ten sonra gelenler de on bir yıldız gerçeğine atıf yapmışlardır. Bazı piramit ve diğer yapıları, on bir yıldızın iz düşümüne denk gelecek şekilde inşa etmişlerdir. Hathor Tapınağı ve Gize Piramitlerinde olduğu gibi.

Kur’an ayetleri ve elde edilen bütün bilgiler birlikte değerlendirildiğinde, Antik Mısır tarihindeki İmhotep’in; Yeni Ahit’teki Joseph ve Kur’an’daki Yusuf peygamber ile aynı kişi olduğu inkâr edilemez bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.

Allah, Yusuf kıssası ile bizlere; devlet yönetiminin ehil kişilere teslim edilmesinin önemini vurguluyor. İş başına gelenlerin; bilge, vizyon sahibi, inovasyon sahibi, bilimsel verilerle çalışan ve bir çok alanda uzman kişilerden olmasını tavsiye ediyor.


Kusursuzluk ancak alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.


Hakan KAYILI
25.01.2018

Son güncelleme tarihi: 09.06.2021
















Resimler









Eski Mısır Güneş Takvimi, Mısır, Kom Ombo










Hiyerogif - Güneş Takvimi, Mısır, Kom Ombo











Basamak Piramidi











Basamak Piramidi










Büyük Ayı Takımyıldızı













Gize Piramitlerinin Büyük Ayı Takımyıldızına Göre Hizalanması











Orion Belt












Gize Piramitlerinin, Orion Belt Yıldız Grubuna Göre Hizalanması













Gize Piramitlerinin Orion Belt ve Büyük Ayı Takımyıldızına Göre Hizalanması









Kaynaklar

1) Yusuf Suresi, İşte Kur’an


2) https://tr.wikipedia.org/wiki/Feyyum_Vahas%C4%B1


3) Ancient History Encyclopedia


4) 1844 yılında Alman astronom Friedrich Bessel Sirius-A’nın özdevim hareketindeki değişikliklerden (sapmalardan) Sirius-A’nın görünmeyen bir yoldaşı (bileşeni) olması gerektiği sonucuna vardı. Bu, bir başka deyişle, Sirius-A’nın yoldaşı Sirius-B’nin teleskopla gözlemlenemediği halde, Sirius-A’nın hareketlerindeki değişiklikler gözlemlenerek, matematiksel olarak varılan bir sonuçtu. 31 Aralık 1862’de Amerikalı Alvan Graham Clark o dönemin en güçlü teleskoplarından biri olan 47 cm'lik mercekli teleskobuyla ilk kez, Sirius-A’nın günümüzde Sirius-B ya da “köpek yavrusu” adı verilmiş olan zayıf ışıklı yoldaşını gözlemledi ve böylece, Sirius'un gerçekte çift yıldız olduğunu ortaya çıkardı.


5) Imhotep The African Architect Of The Cosmos Robert Bauval - Thomas Bropyh


6) Ancient Egyptian Science Volume II Calendars, Clocks, and Astronomy, Marshall CLAGETT


7) https://tr.wikipedia.org/wiki/Basamak_piramidi


8) http://www.newagegod.com/ZOSTmedia/imho4.htm


9) http://www.arkdiscovery.com/joseph.htm


10) https://tr.wikipedia.org/wiki/Nil#Nil_ta%C5%9Fk%C4%B1nlar%C4%B1


11) https://tr.wikipedia.org/wiki/Ekinoks


12) Imhotep The African Architect Of The Cosmos Robert Bauval - Thomas Bropyh

Piramit alanlarından, Heliopolis ve Letopolis'in antik kült merkezlerinin ve Abu Gohrab'ın Güneş Tapınağının genel konumlarına bakıldığında, Güneşşehri anlamına gelen Heliopolis'ten çıkan (veya ona doğru uzanan) en az iki ekinoks hizalaması yapıldığı görülür.
Bu ekinokslardan birincisi; Ekinoksları 90° ‘lik açı ile Letopolis-Heliopolis hattı, ikincisi ise Yaz Gündönümünde 63° ‘lik açı bulunan Abu Ruwash-Heliopolis hattı tespit edilmiştir.

13) http://amitron2001.tripod.com/Mad_fools/topic_13.htm#Orion


14)https://www.egyptprivatetourguide.com/egyptian-facts/imhotep-ancient-egypt-architect-physician-facts-imhotep/


15) Ancient Egyptian Science Volume II Calendars, Clocks, and Astronomy, Marshall CLAGETT


16)https://www.lonelyplanet.com/egypt/saqqara-memphis-dahshur/attractions/saqqara/a/poi-sig/1315419/1330429


17) Basamak Piramidi

İmhotep’in Mısır’a katkısından ve yaptığı muazzam işlerden ötürü, Mısırbilimciler tarafından sıkça Mısırın "Leonardo da Vinci"si olarak adlandırılır.
Sakkara’daki Basamak Piramidinde 11 adet son derece geniş tahıl ambarı bulundu. Bu komplekste, inanılmaz miktarda hububat depolanmaktaydı. Tek bir şehrin ihtiyaç duyduğundan daha büyük ambarlara sahiptir. Her şehirde irili ufaklı silolarda tahıl saklanmaktaydı.
11 adet ambar tasarımı etkileyicidir. Bu ambarlardan sadece biri sonuna kadar uzanan çok ayrıntılı bir merdiven içerir. Tüm ambarlar birbirlerine bir yeraltı tüneli ile bağlanmıştır. Kompleksin dış duvarlarından ambarlara tahılın alınması için bir giriş bulunmaktadır. Bu ambarların tabanında tahıl bulunmuştur. Ancak, şimdiye kadar hiçbir mezar bulunmmamıştır.
Mısırologlar, buldukları her şeyi kraliyet "mezarı" olarak adlandırmaya eğilimlidirler; Ancak Joseph'in kıssasına uyan, tahıl saklamasının yapıldığı büyük bir merkezi olduğuna işaret eden her özelliği taşıyor. Yusuf’un kardeşleri tahıl almak için geldiklerinde, dağıtımı idare eden Yusuf'’la karşı karşıya geldi. Tahıl almak için nereye gittiler? Tahılın depolandığı her yere gittiler ve bu da Joseph'in bulunduğu yerdi.
Ve böylesine muazzam miktarda tahıl depolaması, bu komplekste bulunanlar gibi son derece geniş ambarları barındıran depolama alanı gerektirir. Hububat depolanması ve alış-verişi için uygun alana sahip bu kompleks gibi bir merkez olmalıydı.
Bu kompleks hakkında çok şey yazılmış ve benzersizliği belirtilmiştir. Aslında, Mısırlılara büyük ambarların nedenini sorduğunuzda, sadece bilmediklerini itiraf ediyorlar. Bazı eski tarihçiler, piramitlerin tahıl saklanması için "Joseph'in depolama ambarları" olarak kullandıklarına inanmaktadır. Joseph'in, ilk piramidi tahıl depolandığı aynı kompleksde tasarladığı gerçeğine dayanmaktadır. Ancak, "uzmanların" Basamak Piramit kompleksi hakkındaki temel kanıtları Joseph'in hikayesine kusursuzca uyuyor. Mısır'da korunan en eski yapılardan biridir. Tanrı'nın Sözünün tam doğruluğunu teyit eden önemli delillerindir.
http://www.wyattnewsletters.com/joseph/joseph07.htm
http://wyattmuseum.com/joseph-in-ancient-egyptian-history/2011-664
http://www.newagegod.com/ZOSTmedia/imho4.htm

18)https://josephandisraelinegypt.wordpress.com/feature-article-imhotep-and-joseph-are-the-same-person/


19) Revising The Egyptian Chronology: Joseph As Imhotep, And Amenemhat IV As Pharaoh Of The Exodus (Mısır Kronolojisini Gözden Geçirme: Imhotep’e Karşın Joseph ve Çıkış Firavununa Karşın Amenemhat IV)

Proceedings of the Seventh International Conference on Creationism. Pittsburgh, PA: Creation Science Fellowship (Yedinci Uluslararası Yaratılış Konferansı Bildirileri. Pittsburgh, PA: Yaratılış Bilimi Derneği)


20)https://tr.wikipedia.org/wiki/Akhenaton#Akhenaten'e_isim_de%C4%9Fi%C5%9Fikli%C4%9Fi


21) Encylopedia Britannica, Firavun maddesi

22) The Complete Pyramids, Mark LEHNER, page 87, 91

23) An Introduction to the Archaeology of Ancient Egypt, Kathryn A. Bard, page 141






















Yorumlar - Yorum Yaz
Site Haritası
Takvim