• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Kur'an İncelemeleri

 
Site Menüsü

Hakkımızda






Bu Çalışmanın Amacı Nedir?



Uzun bir süre Kur’an meali okuyan birisi olarak, kendimi hâlâ Kur’an öğrencisi olarak görüyorum. Kur’an’ı anlama çabası olan meal çalışmalarından edindiğim tecrübe; sorgulayıcı bakış açısı ile bilinçlenme ve bu bilincin üzerine de imanı yerleştirmenin zorunlu olduğunu göstermiştir. Kur’an analitik olarak incelenmelidir. insan hayatında mutlaka Kur’an mesajlarının yerinin olması gerekir. Ama günümüzde Kur’an, ritüelleşmiş bir dinin kitabı haline getirilmiştir. Kur’an ilkeleri ile insanlar arasındaki bağ koparılmış, hayattan uzaklaştırılmıştır. Dolayısıyla Kur’an terk edilmiştir.



Müslümanlar çağın gerisinde kalmışlardır. Üniversitelerimiz bilim üretmekte yetersizdir. İlahiyat alanı ise asırlar öncesinin karanlığında kalmıştır. Müslüman coğrafyasının çağımızdaki sorunlarına getirdiği herhangi bir çözüm önerisi bulunmamaktadır.  Müslümanların kurtuluşu, yeniden Kur’an’a dönüşü ile gerçekleşebilir.



Bütün bu gerçekler ortada iken, yeni ve özgün bilimsel çalışmaların yapılması zorunludur. Kur’an’ın indiği coğrafya olan Orta Doğu’da pek çok arkeolojik çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalarda elde edilen bulgular; çok sayıda makale, rapor, kitap ile bilim dünyasına sunulmuştur. Bu eserlerin acilen dilimize tercüme edilmesi gerekiyor. Çünkü bu bilgiler; Kur’an kıssalarında geçen peygamberlerin yaşadığı toplumları tanıtmaktadır. Bu verilerin Kur’an’ın ayetleri ile örtüştüğüne defalarca şahit oldum. Bu sitede “Kur’an Coğrafyası” başlığı altında bazılarını sundum. Bahsi geçen araştırmaları aktaran eserlerin dilimize çevrilmesi konusunda Müslümanlar üzerine ciddi görevler düşmektedir. Bu alan, aydınlanmamız için bize pek çok veri sağlayacaktır.


Allah'ın elçisi Muhammed’e (a.s) indirdiği Hakk kitap olan Kur'an konusunda; analitik, bilimsel ve derinliği olan çalışmaların çok az olması ve yaptığımız çalışmalardan elde ettiğimiz bilgilerin dikkate değer olmaları nedeniyle bu sitenin açılması zorunlu olmuştur.


Ayrıca; Kur’an’ın, Arapça dil bilgisi kurallarına uygun olarak ana dilimize çevrilmesi konusu da çok önemlidir. Allah’ın Kendisini Kur’an’da tanıttığı şekli ile yalın olarak, insanlara ulaştırmak hepimizin boynunun borcudur. Esasen bu ümmetin yapması gereken en önemli görevi; Kur’an’ın aslına uygun olarak tüm dünya dillerine çevrilmesini sağlaması ve tüm insanlara ulaştırılmasıdır.


Piyasada pek çok meal bulunuyor. Meallerin çoğunda Arapça dil bilgisi kurallarına uyulmadan çevirilerin yapıldığı bir gerçektir. Ayrıca yazar, parantez içinde veya parantez kullanmadan kendi görüşlerini sanki ayettenmiş gibi yazabilmektedir. Bu nedenlerle birden fazla meal karşılaştırılmalı ve analitik olarak incelenmelidir. Meallerdeki hatalı çevrilerinin mutlaka giderilmesi gerekir. Alanında uzmanlardan oluşacak uluslararası heyetin çalışmaları ile bu farklılıklar acilen giderilmelidir. Bu yönde eksiklik gördüğümüzden sitede “Hatalı Çevrilen Ayetler” başlığı altında konu incelenmiştir.


Kur’an’ın indiği andan itibaren yani, Allah resülü daha hayatta iken kâfirler; bilinçlendiren, insanları rüşte erdiren Kur’an’ın anlaşılmaması için çok çaba harcamışlardır. Allah’ın mesajlarının anlaşılmaması için Mushafta bozuntu yapma yoluna dahi gitmişlerdir. Bunu, Fussilet Suresi 26. ayetinden öğreniyoruz.

Ve kâfirler; Allah’ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimseler: “Üstün gelmeniz için bu Kur’ân’ı dinlemeyin, onun içinde anlamsız şeyler yapın/anlaşılmasını her türlü yolla engelleyin” (وَالْغَوْا) dediler. (61 Fussilet Suresi 26)



Mushaf düzenlenirken; ayetlerin bağlamından koparılıp farklı yerlerde tertip edilmesi, bir arada inmiş Kur'an ayetleri grubu olan necmlerin farklı surelere yerleştirilmesi, Arapça dil bilgisi kurallarına uyulmadan meal çalışmalarının yapılması gibi konular “Bozuntu - Mushaf’a Yapılan Müdahale” başlığı altında incelenmiştir. Bozuntu yapma çabaları, Kur’an’ın dil bilgisi kuralları ve Kur’an bütünlüğü çerçevesinde boşa çıkmıştır. Bu nedenle her müslüman, dininin kitabı olan Kur’an’ı didik didik ederek öğrenmeli ve imanını bütünlemelidir. Benim Kur’an’a inancım tam dememeli, bilinçli Mü'min olunmalıdır.

Kur’an’ın anlaşılmaması için her türlü gayretin yapılacağını, Fussilet Suresi 26. ayetinde Allah, bizlere haber verdiğinden bahsetmiştik. Burada altı çizilmesi gereken husus; Kur’an’da değil, Mushaf’ta bozuntunun yapılabileceğidir. Kur’an indiğinde; suhuflara, sayfalara yazılmıştır. Buna mushaf denir. Mü'minlerin ellerinde yazılı olan mushaftır, Kur'an değildir. Mushafı yaksanız, içeriğini bozsanız Allah buna engel olmaz. Allah; Kur’an’ı, vahyi koruması altına almıştır ve korumuştur. Mushafı ise mü'minler koruyacaktır. İnsanların ellerinde olan mushafta bozuntu yapma gayretleri bu yüzden hep olmuştur.

Kur’an’da ise bozuntu yapılamaz. Kur’an, Arabiyyen inmiştir. (Zuhruf 3. ve Yusuf 2. ayetler) " عربيًّ Arabiyyen” sözcüğü, Kur’an’ın hem Elçi’ye kendi kavminin diliyle indirilmiş olmasını, hem de Kur’an’ı teşkil eden sözlerin ses ve mana kusurlarından arınmış olmasını, yani kolay anlaşılması, rahat telâffuz edilmesi, diziminin mükemmel olması gibi üstün özelliklere sahip olduğunu ifade etmektedir. Bu nedenle metinde yapılacak en ufak müdahale, pasajda anlamının çökmesine neden olur. Metin anlaşılamaz.

Ayrıca Kur’an’ın mesaniliği ilkesi gereği; bir konu ile ilgili ilkeler; Kur’an’ın birden fazla suresinde, birden fazla ayetinde tekrar tekrar açıklanır. Bir ayetin pasajın içinden çekilerek alakası olmayan yerlere konulması halinde de pasajda anlam bütünlüğü bozulur, adeta sırıtıverir.

Hayati önem taşıyan bu konu gündeme getirilmelidir. Kur'an'ın anlaşılmasına engel olacak çabalar göz önüne serilerek, insanların uyarılması gerekiyor. Allah'ın gönderdiği ilkelere hiçbir şey katılmadan, eksiltilmeden, arı duru bir halde insanlara ulaştırılmalıdır. Bu noktaya dikkat çekmek için; hatalı çeviriler ve bozuntu konusunda değerli çalışmaları olan Hakkı YILMAZ’ın İşte Kur’an eserinden alıntı yapacağız.


Hatalı Çevrilen Ayetler” ve “Bozuntu - Mushaf’a Yapılan Müdahale” konusunu gündeme getirmemizin bir nedeni de; deistlerin, ateistlerin, din düşmanlarının, Kur’an’a kara çalma çabalarını boşa çıkartmak ve düşünen insanlara gerçeği yalın olarak sunmaktır. Hurafelere inanan ve inandıklarını da Allah’ın dini sananlara da gerçeği göstererek tefekkür etmelerini sağlayabilmektir.


Kur’an, elbette bilim kitabı değildir. Ancak insanları bilimsel çalışmalara teşvik eden atıfların bulunduğu da inkâr edilemez gerçektir. Bilimsel çalışmalardan elde edilen bilgilere, Kur’an ayetleri asırlarca önce daha bilimsel çalışmalar yapılmamışken dikkat çekmiştir. Mü'minlerin bilimsel çalışmalar yapmaları ve dünyada yürütülen çalışmaları da yakından takip etmeleri bu yüzden önemlidir. Bilimsel bilgiler insanlığa ulaştırılarak Allah hakkıyla tanıtılmalıdır. Bu konuda yaptığımız çalışmalar “Bilim ve Kur’an” başlığı ile sunulmuştur.


Allah’ın kitabının Hakk olduğunu, ahiretin mutlaka geleceği gerçeğini, bu özgün çalışma ile düşünen insanlara ulaştırmak tek dileğimdir.




Hakkımda kısa bir açıklama:

Bilecik ilinde yaşıyorum. Kur’an meallerini 1995 yılından beri okuyorum. İlahiyat eğitimim yoktur. Bu zamana kadar çok sayıda meal ve tefsir okudum. Sorgulamayı severim. Mealleri okudukça gerçek İslam’ın yalnızca Kur'an'da olduğunu öğrendim.

Acı ama gerçek; Müslümanların İslam’dan uzak olduğu ortadadır. Kur'an ile tanıştıktan sonra bildiklerimin hep yanlış olduğunu gördüm. Yıllardır yaptığım araştırmaları bu sitede insanlarla paylaşmak istedim. Kur'an ayetlerinin geçtiği her alanda mümkün olduğunca okumalar yapıyorum. Bu nedenle okuma ve araştırmalar günümün büyük bir bölümünü kaplıyor. Kur'an İncelemeleri (kuranincelemeleri) instagram hesabıyla da paylaşım yapmaya gayret gösteriyorum. 
Hakkımda bahsedebileceğim şeyler bunlar. 


Siteyi okuyanlardan tek isteğim, sorgulayıcı olmalarıdır. Ben dahil her yazarın yazdıkları, okuyucu tarafından mutlaka irdelenmelidir. Çünkü Allah; Kendisini, peygamberini ve Kur'an'ı sorgulanması için tartışmaya açmıştır. Bu yapılırsa Hakk ile batıl ortaya çıkabilecektir.




Hakan KAYILI
30.11.2018



Site Haritası
Takvim