• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Kur'an İncelemeleri

 
Site Menüsü

41Yasin Suresi 77-83



Hatalı Çevrilen Ayetler


41Yasin Suresi 77-83


Hatalı Çeviri:
77. İnsan görmez mi ki, biz onu meniden yarattık. Bir de bakıyorsun ki, apaçık düşman kesilmiş.
78. Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve: «Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?» diyor.
79. De ki: Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek. Çünkü O, her türlü yaratmayı gayet iyi bilir.
80. Yeşil ağaçtan sizin için ateş çıkaran O'dur. İşte siz ateşi ondan yakıyorsunuz.
81. Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerlerini yaratmaya kadir değil midir? Evet! Elbette kadirdir. O, her şeyi hakkıyla bilen yaratıcıdır.
82. Bir şey yaratmak istediği zaman Onun yaptığı «Ol» demekten ibarettir. Hemen oluverir.
83. Her şeyin mülkü kendi elinde olan Allah'ın şanı ne kadar yücedir! Siz de O'na döneceksiniz.


Doğru Çeviri:
77Ve o kişi, kendisini bir nutfeden/ bir damla sudan oluşturduğumuzu görmedi mi de şimdi o apaçık bir düşmandır.
78Ve kendi oluşturuluşunu dikkate almayarak Bize bir örnekleme yaptı: Dedi ki: “Kim diriltecekmiş o kemikleri? Onlar çürümüş iken!”
79,80De ki: “Onları ilk defa oluşturan onları diriltecektir. Ve O, her oluşturmayı çok iyi bilendir. O, size o yemyeşil ağaçtan bir ateş/oksijen yapandır. Şimdi de siz oksijenden yakıp duruyorsunuz.
81Gökleri ve yeri oluşturan, onlar gibilerini de oluşturmaya güç yetiren değil midir? Evet, elbette güç yetirendir! Ve O, çok çok mükemmel oluşturandır, çok iyi bilendir.
82Şüphesiz ki O, bir şeyi dilediğinde, O'nun buyruğu/işi o şeye “Ol!” demektir; o da hemen oluverir.
83O hâlde her şeyin mülkiyet ve yönetimi Kendi elinde olan Allah, her türlü noksanlıklardan arınıktır. Siz de yalnız O'na döndürüleceksiniz.”




77–82. Ayetler:
Bu pasaj Rabbimizin yeniden diriltmeyi ön plâna çıkardığı ve bu konuya ait delilleri gösterdiği bir pasajdır.


77Ve o kişi, kendisini bir nutfeden/ bir damla sudan oluşturduğumuzu görmedi mi de şimdi o apaçık bir düşmandır.

78Ve kendi oluşturuluşunu dikkate almayarak Bize bir örnekleme yaptı: Dedi ki: “Kim diriltecekmiş o kemikleri? Onlar çürümüş iken!”

79,80De ki: “Onları ilk defa oluşturan onları diriltecektir. Ve O, her oluşturmayı çok iyi bilendir. O, size o yemyeşil ağaçtan bir ateş/oksijen yapandır. Şimdi de siz oksijenden yakıp duruyorsunuz.

81Gökleri ve yeri oluşturan, onlar gibilerini de oluşturmaya güç yetiren değil midir? Evet, elbette güç yetirendir! Ve O, çok çok mükemmel oluşturandır, çok iyi bilendir.
82Şüphesiz ki O, bir şeyi dilediğinde, O'nun buyruğu/işi o şeye “Ol!” demektir; o da hemen oluverir.


77. ayette, "o insan [o kişi]" denilmek suretiyle özel bir insan tipinden bahsedilmektedir. 78. ayetten anlaşıldığına göre, "o insan" çürümüş kemikleri örnek göstererek yeniden diriltilmenin mümkün olamayacağını ileri sürmüştür. Bu davranışı ile daha çok "o herif" denmeyi hak eden kişi, nakillere göre Ubeyy b. Halef adlı kişidir. Bu kişi, topraklaşmış kemikleri avucunda ezdikten sonra üfleyerek havaya savurmuş ve peygamberimize "Kim diriltecekmiş o kemikleri? Onlar çürümüş iken!" diyerek bu ayet grubunun inişine sebep olmuştur.

Kâfirlerin, kemiklerin bile çürüdüğünü, dolayısıyla yeniden yaratılmanın akla uzak olduğunu ileri sürmeleri Kur’an’da birçok ayette dile getirilmiştir:

15-17Ve onlar: "Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir. Öldüğümüz ve toprak, kemik olduğumuz zaman mı, gerçekten mi biz tekrar dirilecekmişiz? Önceki atalarımız da mı?" diyorlar. [Saffat/16]

66Ve o insan: "Ben öldüğüm zaman, ileride gerçekten diri olarak çıkarılacak mıyım?" diyor.
67Ve o insan, daha önce o hiçbir şey değilken, gerçekten Bizim kendisini oluşturduğumuzu düşünmez mi? (Meryem/66,67)

2,3Ama onlar, kendilerine içlerinden uyarıcı geldiğine şaşırdılar da kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenler, "Bu, şaşılacak bir şeydir! Öldüğümüz ve bir toprak olduğumuz vakit mi? Bu, uzak bir dönüştür" dediler. [Kaf/2, 3]

10Ve onlar: "Biz, yeryüzünün içinde kaybolduğumuzda mı, gerçekten biz mi yeni bir oluşturuluşta olacağız?" dediler. Aslında onlar, Rablerine kavuşmayı; O'nun huzuruna varmayı bilerek reddeden /inanmayan kimselerdir. [Secde/10]

49Ve onlar dediler ki: "Biz, bir kemik yığını olduğumuz ve ufalanıp toz olduğumuz vakit mi, gerçekten biz, yeni bir oluşturuluşla diriltilecek miyiz?" [İsra/49]

Ve Saffat 53, İsra 98: Müminun 35.

Bu konuyla ilgili olarak ayrıca Müminun/82, Vakıa/47 ve Naziat/11. ayetlere de bakılmalıdır.

Peygamberimizin tebliğine karşı yapılan bütün itirazlara ikna edici deliller gösterilerek her defasında cevap verilmiştir. Bu defaki itirazı yapan o kişiye -bizim tabirimizle "o herife"- verilen cevap, yukarıdaki 79–81. ayetlerdir: "Onları ilk defa yaratan, onları diriltecektir. Ve O her yaratmayı çok iyi bilendir. O, size o yemyeşil ağaçtan bir ateş yapandır. Şimdi de siz ondan yakıp duruyorsunuz. Gökleri ve yeri yaratan, onlar gibilerini de yaratmaya kadir değil midir? Evet (elbette kadirdir)! Ve O, çok mükemmel yaratandır, çok iyi bilendir. ..."
Aşağıdaki ayetler de, bu tipteki başka "herif"lere verilen cevaplardan bazılarıdır:

57Elbette göklerin ve yerin oluşturulması, insanların oluşturulmasından daha büyüktür. Ama insanların çoğu bilmiyorlar. [Mümin/57]

27-33Oluşturuluşça siz mi daha çetinsiniz yoksa gök mü? Göğü, Allah yaptı; boyunu yükseltti, sonra da onu düzene koydu, gecesini kararttı ve ışığın parlaklığını çıkarttı. Ve ondan sonra, sizin ve hayvanlarınız için bir yararlanma olmak üzere yeryüzünü döşedi/yeryüzünden suyunu ve otlağını çıkardı, dağları da demirledi/sağlam bir şekilde yerleştirdi. [Naziat/27–33]

60,61Ölümü aranızda Biz ayarladık Biz. Ve Biz, sizi benzerlerinizle değiştirmemiz ve sizi bilmediğiniz bir şeyde inşa etmemiz üzerine, önüne geçilenler/engellenebilenler değiliz. [Vakıa/60, 61]


81. ayetteki, Allah’ın "yaratmayı çok iyi bilen" olduğuna dair ifade, Rabbimizin yaratıcılığının çeşitliliğine işaret etmektedir. Bilim teknik kitaplarında varlıkların yaratılışlarının çeşitliliği ile ayrıntılı bilgiler mevcuttur. Rabbimiz Rum suresinin 19–24. ayetlerinde bildirildiği gibi ölüden diri, diriden de ölü yaratmaktadır. Bunlardan başka Rabbimizin topraktan yaratması, sudan yaratması, eşler hâlinde yaratması, gökleri yaratması, yeryüzünü yaratması, farklı diller ve renkler yaratması, bu yaratma çeşitliliğinin örneklerindendir.

80. ayetteki "O, size o yemyeşil ağaçtan bir ateş yapandır. Şimdi de siz ondan yakıp duruyorsunuz" ifadesi, klâsik kaynaklarda, söz konusu yeşil ağacın Hicaz bölgesinde bulunan Merh ve Afar ağaçları olduğu ve bu ağaçların çakmak taşı gibi birbirine sürtülmesiyle ateşin elde edildiği şeklinde anlaşılmıştır. Daha sonraları ise bu iki ağacın sürtünmesinden çıkan ateşle elektriğin kastedildiğini söyleyenler de olmuştur. Bazıları da petrolün kaynağının yeşil ağaç olduğunu ileri sürerek bu ayette petrolden bahsedildiğini iddia etmişlerdir.


Biz, "yemyeşil ağaçtan çıkan ateş" ile "yemyeşil ağaçtan çıkan oksijen"in kastedildiği ve bu ayette mucizelerin en büyüklerinden birinin daha gözler önüne serildiği kanaatindeyiz. Çünkü "ateş"in oluşabilmesi için o ortamda bulunması gereken şey "oksijen"dir. Oksijen gazı, yeşil bitkilerde bulunan klorofil adı verilen yeşil pigmentler tarafından üretilmektedir. Nitekim "yanma" denen kimyasal olay, yanıcı maddelerin oksijenle birleşmesi olayıdır. [Ana Britannica; c:32, s:97] Atmosferdeki serbest oksijenin nereyse tamamı fotosentez denen bu kimyasal olay sonucunda açığa çıkmıştır. [Ana Britannica; c:24, s:154]

Ayetin sonundaki "Şimdi de siz ondan yakıp duruyorsunuz" ifadesi sadece Hicaz’daki Arapların değil, tüm insanlığın bu ateş kaynağını yakıp durduğunu vurgulamaktadır.

Bu ayette "Lazımiyyet" mecaz-ı mürsel sanatı uygulanmıştır. "Lazımiyyet" mecaz-ı mürseli, "lazım"ı zikredip "melzum"u kastetmektir. Burada "ateş çıkarır" demek, "oksijen çıkarır" demektir. Çünkü ateş oksijenin lazımıdır. Oksijen [melzum] olmazsa ateş [lazım] de olmaz.

Oksijen sadece "yanma" için değil, canlıların yaşaması için de vazgeçilmez bir elementtir. Bu nedenledir ki, 80. ayette geçen "O, size o yemyeşil ağaçtan bir ateş yapandır" ifadesiyle canlıların yaratılması kadar yaşamlarının sürdürülmesi de Allah’ın kontrolündedir mesajı verilmektedir.

Solunum ve fotosentez ile ilgili bilim ve teknik kitaplarında ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır.


83O hâlde her şeyin mülkiyet ve yönetimi Kendi elinde olan Allah, her türlü noksanlıklardan arınıktır. Siz de yalnız O'na döndürüleceksiniz.”


Bu son ayet, Ya Sin suresinin özeti konumundadır ve aynı zamanda dinin özü olan tevhit ve ahiret inancını ortaya koymaktadır.*





*İşte Kuran, Yasin Suresi



Yorumlar - Yorum Yaz
Site Haritası
Takvim